Bizimkisi bir Perhidrol hikayesi

Geçen temizlikçi abla bana

“Hafta sonu şirkete temizlik yapmaya kadınlar geldi, biri senin masayı silerken, -elim yanıyor sanki elektrik çarmış gibi oldu- dedi, elini o kadar yıkamasına ramen acısı geçmedi” felan dedi. Anladımki perhidrol şişede durduğu gibi durmayıp sızdırmış ve kadın deterjanla temizlik yaparken eline zarar vermiş. Demekki insan süpriz bir şekilde zarar görünce ve zarar gördüğü şeyin ne olduğunu bilmiyorsa, ufak bir zarar olsa dahi kıvranıyormuş. Dedim “abla ben sürekli yapıyorum o işi elime de değdiriyorum bişey yapmıyor yıkıyorum geçiyor.” felan muhabbet ettik.

Bunu yazarken aklıma daha önceden memleketimde çalıştığım bir dükkandaki ufak perhidrol olayı geldi. Yine devre çıkartıyorum. Bizim ortağın ilkokula giden yeğeni Mertcan, “Gökhan abi bende yapıyı mı çok istiyorum nolur nolur” deyince, onun çenesini çekmeyim bari diye “Tamam, yalnız eline değdirme yakar” demiş bulundum. Bunu dediğimden olsa gerek benim boşlumdan istifade edip ellemiş. Sonra bastı feryadı, “Gökhan abi elim yanıyo napacam şimdi” diye ağlıyor. “Oğlum sakin ol bişey olmaz suyla yıka geçer.” dedim. Yıkadık elini elinin acısının geçtiğinden eminim ancak parmağındaki beyazlığı görünce ağlayarak: “Gökhan abi elim geçmedi, nolacak elim, keserler mi elimi?” diye susmadı. Bende gittim o perhidrole elimi batırdım gözünün önünde. “Bak bişey olmadı, bende batırdım şimdi yıkayacam az bişey beyazlık kalacak o da sonra geçecek” dedim. Biraz sakinleşti ama çocuk işte.

Neyse eğer perhidrol alacaksanız  tavsiyelerim olacak.

1- Kesinlikle eczanelerden almayın. Çünkü hem pahalı, hemde saf değildir. 7-8 TL ye aldığınız ufak şişenin sadece %5’i veya %10’u perhidroldür.

2-Elektronikçilerde biraz daha ucuzdur ve saf olma ihtimali daha yüksektir. En azından %5o dir. O da iş görür rahatlıkla. Sadece fiyatı birazcık fazladır. Tabi eczanedekine göre ucuzdur. İlk anlattığım olayda olduğu gibi şişede durduğu gibi durmaz kaçırabilir. Bu da istenmeyen olaylara sebebiyet verecektir.

3-Size tavsiyem kozmetik ürünleri satan yerlerden veya bayan kuaför malzemesi satan yerleden almanız. Kadın kuaförlerinde de bulunur ama ben prensib olarak kadın kuaförlerine gitmem. Hatta bugün yaşadığım ufak bir olayıda anlatayım.

Bizim BOSS(Ali abi) ye bugün devreyi basacağımı söylemiştim ancak bir baktım perhidrol kalmamış. Bugün cuma ve sipariş versem pazartesi ancak elime ulaşır. Boss’a bunu söyledim o da yapacak bişey yok dedi. Aklıma geldi “Abi istersen kızlardan birini yollayalım kadın kuaföründen alsın” dedim. “Olmaz herkezin işi var sen git” deyince “Abi olmaz ben gitmem kadın kuaförlerine” dedim. “Sen hala burdamısın çabuk yürü git” cevabını alınca çıktım mecburen. Yolda giderken bir saç tasarımcısı gördüm içeri baktım bi adam var sadece perhidrol var mı diye sordum. Bizde yok ama Türk Telekomun orda Sönmez kozmetik diye bir malzemeci var ordan alabilrisin dedi. Oraya gittim ve yarım litrelik saf perhidrolü 7 TL ye aldım. Şirkete geldim. Ali abi: “Ooo bak adam yemiyolarmış kadın kuaförlerinde” deyince “Ben gitmem dedim abi, gittim malzemeciden aldım” dedim 😀 Patronun lüks bir lokantada düzenlediği iftar yemeğinden dönünce(Bu arada teşekkür ederim yemek ve mekan çok güzeldi) eve geldim, evdekiler olayı duymuş ve dalgalarını geçmişler kendi aralarında. Eve gelince herkeste bir gülümseme, bir de benim yanımda dalga geçtiler. Sonra yine herkes bilgisayarında projelere devam… 😀

Ne çektin be Gökhan…

2 thoughts on “Bizimkisi bir Perhidrol hikayesi

  1. Yine bir hikayem var perhidrol ile ilgili.
    Normalde perhidrol ile işim bitince klozete döküyordum, abla “buraya dökme” demişti ama tuvalet dolu diye beklemeden direkt mutfaktaki lavaboya döktüm. Sonra “abla buraya döktüm haberin olsun” dedim, o da “tuzruhu aliminyum lavaboyu karartıyor keşke dökmeseydin” dediğinde beni bulamadı orda, kaçtım, uzaklara gittim. Çünkü aliminyumun tuzruhuna dayanıksız olduğunu bilmemek çok koymasada her gün gittiğim mutfaktaki lavabonun aliminyumdan olduğuna bile dikkat etmediğimi farketmek çok koydu.

Bir Cevap Yazın