Dostlar

Dostlar

Beni karşılıksız seven dostlarımı hiç unutmuyorum.

Onlar benim hep iyi yönlerimle gördüler, sevilmeyecek huyları olabilir insanların ancak onlar beni kötüde olsam sevdiler. Ele güne karşı hep överler, dara düşsem yetişirler. Uzak diyarlara düşsek de hep arar hatır tazelerler.

Konuyu dosttan açtık ama yâr da var… Bağdat’tan gayrı diyar, anadan gayrı yâr olmaz derler. Bağdatı bilmem ama anadan gayrı yâr tanımam. Beni gurbet ellere göndermek istemedi, ben de istekli değildim ama bu kader meselesi, gelmek zorundaydım, beni hergün arar, bir kere yanıma geldi kardeşimle. İstanbulu hiç gezmemiştim onlar gelene kadar. Evden işe, işten eve… Gezip ne yapacaktım ki, kimle gezecektim? Annemle kardeşimi gezdirirken bende İstanbulu gezmiş oldum. Hergün yemek yapan ben, onlar eve döndüğünde ben artık hiç yemek yapmaz oldum. Bu bekar evinde dolma yiyeceğimi hiç düşünmemiştim mesela… Alıştıktan sonra hazıra, şefkate insan yemek yapamıyormuş demekki… Her gün arar beni annem, uzun uzun konuşuruz, ne iş yaptığımdan , bugün ne yediğime kadar sorar. Müzikten pek hoşlanmamasına ramen ben istiyorum diye, babama “çocuk heves etmiş al bi saz” diye zorla bağlama aldıranda annemdir. Komşulara bazen birini öve öve bitiremediğini görürüm, en sonunda anlarım ki benden bahsediyormuş, oysaki arkadaşlarım bazen “evlat olsan sevilmezsin” diyor ama seven var dostum…

Askerlik arkadaşlarım, her biri ayrı memleketlerdendi, üstelik en fazla 3 ay beraber olacaktık, acemi askerdik, 300den fazla kişiydik bir bölükte ancak bizim tayfa hiç ayrılmazdık. Bir keresinde muhabbet açılmıştı da ben de saz çalıyorum deyivermiştim. Bir gün komutanın birisi sormuştu aranızda saz çalmayı bilen var mı diye. Arkadaşlarım benim için çok güzel saz çalıyor, harika çalıyor gibi sanki yıllardır dinliyorlarmış gibi övgüler ediyorlardı. Halbuki askerde benim saz çalma, onlarında beni dinleme imkanları olmamıştı… O günden sonra komutan beni akşamları odasında saza söze çağırmaya başlamıştı…

Sizin hiç aynı mahalle, aynı ilk okul, aynı lise, aynı üniversite, aynı tertip ve ev arkadaşı olduğunuz biri var mı?
Benim var. Babalarımız da iş arkadaşı… Benim adım Gökhan onun adı Volkan. Annem gittiğinden beri artık yemeklerimizi Volkan yapıyor, ben karışmıyorum.

Esat… Bir Esat diye arkadaşım vardı liseden. Sadece 1 sene aynı sınıfta okumuştuk sonra ben teknik liseye geçmiştim. Bazen yolda görür selamlaşırdık. Ben internet kafede çalışırken, biriyle tartışıyordum o sırada Esatı gördüm, tartıştığım ayıboğan misali adamın üstüne bir atlayışı vardı unutamıyorum, ağız burun daldı benim için. Belki haklıydım belki de  haksız olan bendim ancak eski arkadaşım bunları hiç sormadı bile. O gün şok olmuştum.

Şimdi eski değil eskimeyen arkadaşım onlar benim onları artık göremiyorum, sadece telefonla veya internetten görüşebiliyorum herkes ayrı memlekette artık.

Eski(meyen) arkadaşım ve İstanbulda edindiğim, her cuma dışarlarda muhabbet etmek için toplandığımız iş arkadaşlarım; Sırf bir işini yaptım diye benim her işime koşturan, tanışmamız bir tesadüf eseri olan Yakup arkadaşım ve abisi… Hepinizden Allah razı olsun.

One thought on “Dostlar

Bir Cevap Yazın