Osman Pamukoğlu – Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok

Siz savaşla ilgilenmeyebilirsiniz,savaş sizinle ilgilenir.Savaş kazananı da yorar. Ölüm herşeyi eşit yapan doğal sonuçtur. Ölümden korkmayan ölmez;ölüm kendine koşanları hiçbir zaman vurmaz. Ölüm korkusu, ölüm acısından daha şiddetlidir. Ölüm telaşının bir anlamı yoktur. Size yol gösterdim de diyebilirsiniz, ama askeri manada emir vermedim. Kahramanlara emir verilmez!

Osman Pamukoğlu

https://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=85640&sa=139419018

Arkadaşlar bu kitabı askerde iken gazinomuzda dolapta görüp merak etmiştim. Kitap paramparçaydı, aldım biraz incelemek için o inceleme bir türlü bitmedi halen devam ediyor. Yastığımın altında muhafaza ederdim. Gececi olduğumdan sabah 8 e kadar yatağa giremez, öğlen saat 2 de kalkar 3 te içtimaya girerdik. Uyku yetmiyordu ama 8 de yatağa girdiğimde 9-10 gibi uykuya dayanamayana kadar bu kitabı okurdum. Önemli yerlerin altını da çizmeyi ihmal etmediğimden tezkere zamanı bu kitabı sevdiğim bir arkadaşa okuması için verdim o da bana okunacak bir yeri kalmamış her tarafını çizmişsin demişti 🙂 Her satırı önemlidir arkadaşlar okuyun.

Osman pamukoğlu kimdir:

General Osman Pamukoğlu, 1993-1995 yılları arasında Hakkari Dağ ve Komando Tugayı ve Güvenlik Komutanlığı yapmıştır. Bu dönem, Güneydoğu’da PKK’ya karşı yapılan mücadelenin tarz ve yöntemlerinin değiştiği ve PKK’nın omurgasının kırıldığı yıllardır.

Aynı dönemde, Hakkari’de PKK teşkillerine manevra gücü olarak 1000-2000 askerden oluşan 779 harekat, manevra gücü 3000-5000 askerden meydana gelen 78 harekat, yapılmıştır. 23 kez 1000-5000 askerdan oluşan kuvvetlerle Kuzey Irak’taki PKK kamplarının birkaçına aynı zamanda taarruz edilmiştir.

Görev yaptığı süre içinde muharebeleri bizzat yöneten ve fiilen çatışmalara giren Osman Paşa, 778 günde yapılanları, muharebelerin detaylarını ve Kuzey Irak’ta yaşananları ilk defa okurlara sunmaktadır.

“PKK ile yapılan mücadele Hakkari’de ve Kuzey Irak’ta 3000 m. üstündeki dağlarda ve dağ geçitlerinde ya kar üstünde ya da güneşin altında yürütülmüştür.

Bu vahşi doğada Nisan ayı ile birlikte rengarenk kır çiçekleri açar. Fakat içinde bulunduğumuz ruh hali bunların hiçbirinin farkına varılmasına imkan tanımaz.

Bir Cevap Yazın